Tether, Tron’da 12,3 Milyon USDT’yi Dondurdu
Kripto para dünyasının lider stabilcoin’i Tether, Tron blok zincirinde 12,3 milyon dolar değerinde USDT’yi dondurdu. Tronscan verilerine göre, bu işlem Pazar günü saat 09:15’te (UTC) gerçekleşti. Tether, henüz resmi bir açıklama yapmasa da, bu hamlenin ABD Hazine Bakanlığı’nın Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisi (OFAC) yaptırımları veya kara para aklama karşıtı (AML) düzenlemelerine uyum çabalarıyla bağlantılı olduğu düşünülüyor.
Tether, Mart ayında yayınladığı bir blog yazısında, “Ciddi cüzdan dondurma politikamız, kara para aklama, terörizm finansmanı ve nükleer silahların yayılmasını önlemek için OFAC’ın Özel Olarak Belirlenmiş Kişiler (SDN) Listesi ile uyumludur,” diyerek bu tür adımları sıkı bir şekilde uyguladığını vurgulamıştı. Bu son dondurma işlemi, Tether’in yasa dışı faaliyetlere karşı devam eden mücadelesinin bir parçası olarak görülüyor.
Daha önce de benzer adımlar atan Tether, Mart 2025’te Rusya merkezli Garantex borsasına bağlı cüzdanlarda 27 milyon USDT’yi dondurmuştu. OFAC, 2022’de Garantex’i AML kurallarını ihlal ettiği gerekçesiyle yaptırım listesine almıştı. Elliptic’in analizine göre, Garantex yaptırımlara rağmen 60 milyar dolarlık işlem gerçekleştirdi. Bu durum, Tether’in merkezi kontrol yetkilerinin kripto topluluğunda tartışma yaratmasına neden oluyor. Bazı kesimler bu yetkiyi, merkeziyetsizlik ilkelerine aykırı bulurken, diğerleri yasa dışı fonların engellenmesi için gerekli görüyor.
Tether, Tron ve TRM Labs iş birliğiyle kurulan T3 Mali Suçlar Birimi, 2024’ün ilk altı ayında 126 milyon USDT’yi dondurarak uluslararası yetkililerle iş birliği yaptı. Bu birim, terörizm, yaptırım kaçakçılığı, hırsızlık ve siber suçlarla mücadelede önemli bir rol oynuyor. Tether’in CEO’su Paolo Ardoino, şirketin küresel kolluk kuvvetleriyle yakın çalıştığını ve finansal suçları önlemede kararlı olduklarını belirtti.
Kripto piyasasında stabilcoin’lerin güvenliği ve düzenleyici uyumluluğu, giderek daha fazla önem kazanıyor. Tether’in bu son hamlesi, hem yatırımcılar hem de düzenleyiciler için piyasanın şeffaflığı ve güvenilirliği açısından kritik bir adım olarak değerlendiriliyor.


