Pavel Durov’un Fransa’dan Ayrılması Özgürlük Zaferi Olarak Kutlandı
TON Society, Telegram kurucusu Pavel Durov’un Fransa’dan ayrılıp Dubai’ye geçişini, ifade özgürlüğü ve bireysel mahremiyet için bir zafer olarak nitelendirdi.
Fransız haber ajansı AFP’nin bildirdiğine göre, Durov 15 Mart sabahı Fransız yetkililerden ayrılma izni alarak ülkeyi terk etti. TON Society, yaptığı açıklamada, Durov’un Ağustos 2024’teki tutuklanmasından bu yana kendisine destek verdiklerini belirtti.
Kuruluşun açıklamasında şu ifadeler yer aldı:
“Pavel’in ifade özgürlüğü ve şeffaflığa olan sarsılmaz bağlılığı, en zorlu koşullarda bile ilkelerinizin arkasında durmanın önemini hatırlatıyor. Politik ve kişisel açıdan zarar görme pahasına bile olsa doğrularından ödün vermedi.”
TON Society, Durov’un tutuklanmasını sert bir dille eleştirerek Fransa’ya yönelik bir mektup yayınlamış ve Telegram kurucusunun serbest bırakılması için çağrıda bulunmuştu. Ayrıca Birleşmiş Milletler, Avrupa Konseyi, Avrupa Birliği ve Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) gibi uluslararası kuruluşlara, Durov’un serbest bırakılması için baskı yapmaları yönünde çağrı yapılmıştı.
Durov’un gözaltına alınması, özellikle kripto para dünyasında ve ifade özgürlüğü savunucuları arasında büyük tepki çekmişti. Merkeziyetsiz teknolojilerin ve çevrimiçi gizliliğin devlet müdahalesine maruz kalmasının tehlikeli sonuçlar doğurabileceği konusunda uyarılarda bulunulmuştu.
Macron: Tutuklama Politik Değil
Öte yandan Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Durov’un tutuklanmasının politik bir hamle olmadığını öne sürdü. Macron, Fransa’nın ifade özgürlüğüne bağlı olduğunu savunarak bu durumun arkasında siyasi bir motivasyon olmadığını iddia etti.
Bununla birlikte, kripto dünyasında ve özgür internet savunucuları arasında, Fransa’nın Telegram ve merkeziyetsiz teknolojilere yönelik baskısının tehlikeli bir emsal oluşturabileceği görüşü hâkim.
Chris Pavlovski, özgürlükçü video platformu Rumble’ın CEO’su, Pavel Durov’un gözaltına alınmasının ardından Avrupa’dan ayrıldığını açıkladı. Pavlovski, Fransız hükümetinin Rumble’ı tehdit ettiğini ve ifade özgürlüğüne yönelik devlet baskısını kınadığını belirtti.
Pavel Durov’un Fransa’dan ayrılışı, merkeziyetsiz teknolojilere yönelik küresel baskıların geleceği konusunda yeni bir tartışma başlatırken, özgürlükçü çevreler bu olayı bireysel mahremiyet ve ifade özgürlüğü adına önemli bir kazanım olarak görüyor.


